Ağız ve Diş Sağlığı ile ilgili Sorular

ÜLKEMİZDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

 

Son zamanlarda internet kullanımının artması, halkımızın sağlığına önem vermesi ve bu konuda hizmet veren kamu ve özel kuruluşların artması ile ağız ve diş sağlığı hakkındaki bilinç elbette arttı. Artık halkımız ağrıyan dişini çektirmek yerine olabildiğince korumaya yönelik davranıyorlar. Dişlerine gereksiz müdahale istemiyorlar ki bu gayet doğru bir düşünce. Çünkü hastalar ister istemez diş hekiminden çekiniyorlar ve bundan dolayı tedaviden kaçıyorlar. Hal böyle olunca var olan durum ilerleyip tedavi süreci uzuyor.

 

Ağız ve diş sağlığı bilinci arttıkça artık işleme dayalı tedaviye yönelik bir süreçten ziyade korumaya yönelik bir tedavi politikası izlenmeye başladık artık. Bunun sonucunda da diş kayıpları, çürükler ve buna benzer problemler azalmaya başladı. Hatta erken müdahale ile dişi kurtarmakla kalmayıp maddi olarak çok düşük ücretler karşılığında yapılıyor.

 

Her ne kadar bilinç artmış dahi olsa bana göre hala yetersiz. Bu konuda eğitim ilk olarak ebeveynlerde ve okullarda başlıyor. Aile bireyleri ve öğretmenler bu konu hakkında yeteri kadar bilinçli olursa yeni nesillere aktarıp ağız ve diş sağlığı konusunda var olan bilinci arttırıp devamlılığını sağlayabilir. Tabi ki bu aşamada en önemli adım ağır, sızı, çürük yani şikayet olmasa dahi düzenli diş hekimi kontrollerine gitmek.

GÜNLÜK DİŞ BAKIMI NASIL OLMALIDIR?

Hepimizin kulağı aşinadır: günde üç kere diş fırçalanır ve diş fırçası 6 ayda bir değiştirilmelidir. Fakat ne yazık ki birçoğumuz buna uymuyoruz. Biliyoruz fakat yapmıyoruz. Sebebi aslında çok basit. Biraz üşengeçlik biraz da önemsememek. Halbuki ideal bir diş bakımı ileride oluşabilecek birçok sorunu engeller.

 

Peki nasıl bakmalıyız dişlerimize? Günlük rutin temizlik kısa süreli ve basit işlemlerden oluşur. En temel işlem diş fırçalamaktır. Bu en temel işlemi oluşturanlar ise doğru macun, fırça ve teknik seçimidir. Doğru macun ve fırçayı size önerebilecek en doğru kişi haliyle diş hekiminizdir. Çünkü ağzınızın, dişlerinizin ve diş etlerinizin durumu, şikayetinizi bilip en doğru, size faydalı olacak macun ve fırçayı size önerir. Fırça ve macun seçildikten sonra doğru tekniği öğrenmek gerekiyor. Dişler üzerindeki artıkları, plağı kaldırmak doğru fırçalama tekniği ile olur. Şu an için güncel, önerebileceğim diş fırçalama tekniği Modifiye Bass Tekniği’dir. Kısaca anlatmak gerekirse diş macunu sürülmüş fırçayı, diş ile diş etlerinin birleştiği yere yerleştirip ufak dairesel hareketlerle dişe yaymak ardından fırça kılları, diş ve diş etinin birleşim yerine 45 derecelik açı ile yerleştirilir. Dişin çiğneyici yüzeyine doğru sıyırma hareketi ile bitirilir. Bu şekilde tüm dişlerin yanak, dudak, dil, damak ve çiğneyici-kesici yüzeyleri toplamda 3 dakika sürecek şekilde yapılır. Bu tekniğin internette videoları mevcut oradan öğrenebilirsiniz fakat en doğru şekilde diş hekiminizden öğrenmenizi tavsiye ederim.

 

İkinci olarak diş ipi kullanımı. Çok yaygın olmamakla beraber çok önemli bir bakım aracıdır diş ipi. Ne kadar güzel ve doğru fırçalarsak fırçalayalım dişlerin arasına yerleşen besin artıklarını, yabancı maddeleri temizleyemeyiz. Bunun sonucunda oradan arayüz çürükleri, diş eti problemleri başlar. Özellikle arayüz çürükleri çok sık görülen çürükler olup en büyük nedeni diş ipi kullanılmamasıdır. Kullanımı aslında çok kolay olan diş ipi kesinlikle ihmal edilmemelidir.

 

Toparlarsam günlük rutin olarak diş fırçalamak ve diş ipi yeterlidir. Fakat bunların dışında ağız çalkalama suları, arayüz fırçaları, dil temizleyiciler gibi ek temizlikler de vardır. Burada önemli olan nokta diş hekiminizin önerisidir. Diş hekiminizle görüşüp diş fırçalama ve diş ipi hakkında bilgi alıp diğer temizleme yöntemlerine ihtiyacınız var mı, var ise hangi malzemeleri nasıl kullanmalıyım öğrenebilirsiniz.

RUTİN DİŞ KONTROLLERİNİN ÖNEMİNDEN BAHSETMEK GEREKİRSE

En başta söylediğim gibi sorun varken tedavi için diş hekimine gitmek yerine sorun  oluşmaması için diş hekimine gitmek hastalar açısında hem sağlık hem de maddi açıdan en doğru ve avantajlı olandır.

Somutlaştırmak gerekirse, genelde dişler çürür, dolgu ile tedavi edilir. Dolgu yapılmazsa çürük ilerler, ağrı başlar, kanal tedavisi yapılır. Tabi ki bu süreçte çürük fazla olduğu için dişte madde kaybı olur ve dişe protez kron kaplamalar yapılır. Kanal tedavisi çok ertelenirse, diş artık kurtulamayacak duruma gelirse diş çekilir. E tabi ki orası boş kalmayacak implant ya da köprü ya da daha başka protezler ile tedavi sağlanacak.

Bakın görüyor musunuz, basit bir çürük müdahale edilmediği taktirde süreç içerisinde nelere yol açabiliyor.

Ayrıca tedavi edilmeyen diş ne kadar geciktirilirse tedavi için geçen süre ve harcayacağınız ücret de artıyor. Bundan dolayı hiç olmazsa yılda iki kere diş hekiminizin halini hatırını sormaya gidin, çayını için ve muayenenizi olun. Diş hekiminiz bundan çok memnun olur, yapın bunu, lütfen.

DİŞ ETİ KANAMASI VE DİŞ ETİ PROBLEMLERİ HAKKINDA NELER ÖNERİRSİNİZ?

Düzenli kontrol.

Sonuç olarak her şey kontrolden geçiyor. Yine de birkaç bir şey söylemek gerekirse diş eti kanaması ve problemlerinin en büyük iki nedeni yetersiz ağız hijyeni ve diş taşı. Bunlar olduğu sürece diş eti problemleri bitmez.

Çok güzel bir broşür yapılmıştı eskiden. Gözleriniz kanarsa göz doktoruna gidersiniz fakat diş etleriniz kanadığında neden diş hekimine gitmiyorsunuz diye. Çok beğenmiştim, yerinde ve doğru bir anlatım şekli. Çünkü insan vücudunda çok basit düşünürsek yolunda gitmeyen bir durum varsa kanama olur. Sağlıklı bir doku, organ, uzuv kanamaz.

Diş eti tedavileri çok çok önemli olup ihmal edilmemeli. İlk olarak diş eti çekilmesi akabinde kemik çekilmesi ile sağlam, çürük olmayan dişler kemik desteğini kaybedip kaybedilebilir. Ayrıca kanamalı bir bölge olduğu için genel sistemik sağlığımızı da olumsuz etkileyebilir. Çünkü ağız içi temiz olmazsa bu vücudumuza yansıyabilir. Özellikle son zamanlarda diş eti sağlığı ile kanser, diabet, kalp rahatsızlıkları arasında bağlantı ya da tetikleyici etki olduğu düşünüp tıp hekimleri ve periodontologlar araştırma yapmaktalar. Yani sonuç olarak düzenli kontrol diyorum tekrar.

HERKES BEYAZ VE ESTETİK DİŞLERİNİN OLMASINI İSTER. PEKİ BEYAZ VE ESTETİK DİŞLERE NASIL SAHİP OLABİLİRİZ?

Öncelikle burada estetik ve güzeli tartışmamız lazım. Beyaz her zaman estetik midir diye sorsam çoğumuz evet deriz. Ama bana sorarsanız doğal olan estetiktir. Dişlerdeki estetik, renk ve biçimin psikolojide, algıda uyandırdığı hazdır.  Kimine göre beyazdır kimine göre sarı, kimine göre dümdüz dişler kimisine göre de iki dişin arasındaki sempatik, ufak boşluklar. Tabi ki evrensel ölçütler vardır. Altın oran, simetri, oran, perspektif, renk, biçim, kadın-erkek hatları, boyut, dizilim… Daha da uzar gider bu liste. Bunlar biraz da estetik diş hekimliğine giriyor, ilerideki konuşmalarımızda buna da değineceğiz.

Tabi ki genele baktığımızda herkesin istediği beyaz dişler. Beyaz dişler için yapılması gerekenleri sorarsanız ben ilk olarak kişinin kendisinin evinde yaptığı tedaviden bahsetmek isterim. Diş hekimi ile görüşüp kendisine uyan, zarar vermeyecek olan beyazlatıcı özelliği olan diş macunu ile başlamakta fayda var. Tabi ki bu uzun süreli kullanımda sonuç verir. Kişi eğer memnun kalmazsa bir ileri tedavi olan diş hekimi tarafından yapılan diş beyazlatma tedavisine geçilir. Genelde dişlerde 1-3 ton arası beyazlık sağlanır. Eğer bu da yeterli değil ise daha ileri bir tedavi seçeneği olan protetik (porselen, laminate, zirkonyum kron kaplamalar) tedavilere geçilir.

Bana sorarsanız doğal olan estetiktir, doğal olan güzeldir bundan dolayı önce iyi diş fırçalayalım, farkı az da olsun görürsünüz.

SON OLARAK HALK ARASINDA DİŞ HEKİMLİĞİ TEDAVİLERİ HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLERDEN BAHSETMEK İSTER MİSİNİZ?

Tabi ki. Bu konuda birçok yanlış bilinenler var. Önemli olan halkımızın bu konuda doğruları bilmesi. Çünkü bu yanlışlar, kulaktan dolma bilgilerle, bazı hastaların tedavilerden korkmasına ve yapılması gereken tedaviyi yaptırmamasına neden oluyor.

En başta diş taşı temizliğinin dişe zarar verdiği, diş minesini çizdiği ve temizlettirdikten sonra daha çok oluştuğu yanlışı. Öncelikle yanlış ya da gereksiz olan bir tedaviyi hekiminiz size yapsa daha öncesinde yanlış olsa böyle bir şey lisans eğitimi sırasında öğretilmez bile. Diş taşı dediğimiz şey besin artıkları, tükürük ve mikroorganizmalardan (bakteri vb.) oluşan bir yapıdır. Dişin üzerinde birikir ve zamanla kendini ilk olarak diş eti iltihabı ile gösterir. Temizlenmediği taktirde iyice birikerek diş eti ve kemik çekilmesine neden olur. Sonuç olarak kemik desteğini kaybeden diş çekilmek zorunda kalır. Yani diş taşı temizliği zararlı olmasının aksine dişi kurtaran ve düzenli olarak temizlenmesi gereklidir. Diş taşı oluşumu engellenemez sadece geciktirilebilir. Diş taşı saç ve tırnak gibidir. Saçlarımızı kestirip ve tırnaklarımızı kesmemize rağmen sürekli uzar ve aynı işlemi yaparız sürekli değil mi? Diş taşı da aynı şekildedir. Belirli protokoller kapsamında yapıldığı taktirde ise diş minesine zarar vermez.

Diş taşı temizlendikten sonra daha çok oluşmaz. Görsel bir yanılsama diyebilirim aslında. Temiz ve üzeri toz kaplı iki tane beyaz mermer düşünün. Hangisinin tozlandığını daha çabuk anlarsınız? Temiz olanın tabi ki. Dişlerde de bu böyledir.

En doğru bilgiyi diş hekiminizden öğrenirsiniz. Lütfen diş hekiminize sürekli danışın.

Share:

Bir cevap yazın