Çocuk Diş Hekimliği Nedir ?

Çocuk Diş Hekimliği Nedir ?

Çocukluk ve ergenlik çağında önemsenmeyen ve ihmal edilen ağız ve diş sağlığının ileriki yaşlarda daha büyük problemlere neden olabiliyor. Ticari Hayat gazetesi olarak genç diş hekimi Talha Karlı ile bir araya gelerek, çocuk diş hekimliği neleri kapsıyor ve öneminden konuştuk.

Ortodonti tedavilerinin başarılı olması için iyi bir planlama ve uygulama gereklidir. Uzman ortodontistler tarafından yapılacak olan uygulamalar, hasta ve doktor uyumuyla birlikte istenen sonucu verecektir.

Öncelikle, çocuk diş hekimliği neleri kapsıyor?

Çocuk diş hekimliği, yetişkin bir birey olana kadar çocuklarımızın A’dan Z’ye bütün ağız ve diş sağlığı ile ilgileniyor. Dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi, kuafaj, ampütasyon, flor uygulaması, diş sürme rehberliği gibi çok geniş bir alan. Diş hekimliğinin bütün alanlarını çocukları merkez alarak uygulayan bir diş hekimliği bölümüdür.

Peki, süt dişleri genel olarak önemsenmez nasıl olsa daimi dişler gelecek diye siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz?

Çok yanlış bir düşünce. Evet süt dişleri düşecek fakat süt dişleri sağlıklı olmayan bir ağızda yerine gelecek sağlıklı dişlerin sağlıklı kalacağını düşünmek bir hata olur. En basit mantıkla var olan süt dişlerindeki çürükler fazla olursa ağız ortamında çürüğe neden olan bakteri topluluğu fazla olacak ve sonuç olarak yerine gelen süt dişleri de bu durumdan olumsuz olarak etkilenecek. Daha hızlı çürüyecek, daha çabuk aşınacak ya da daha hızlı kaybedilecek. Ayrıca çocuklarımıza ağız hijyenini ve bakımını ‘ nasıl olsa süt dişi fırçalama dişlerini’ olarak verirsek çocuklarımız ne yazık ki ileride dişlerine gereken önemi vermez. Tabi ki birçok değişken faktör olmakla birlikte sağlıklı süt dişleri sağlıklı daimi dişlerin göstergesidir. Ebeveyn olarak süt dişlerine ve çocuklarımızın ağız hijyenine gereken önemi verelim. Çünkü hem sağlık açısından hem de maddi olarak erken müdahale ya da koruyucu tedaviler ileride oluşacak birçok zarardan bizleri korur

Ayrıca, flor uygulamasının zararı var mıdır?

Son zamanlarda gündemde olan bir tartışma. Birçok kesim zararlı olduğunu ve çocuklara kesinlikle flor uygulaması yapılmaması gerektiğini söylüyor.

Şöyle anlatayım. Dişin içerisinde, dişin ham maddesi olarak hidroksiapapit kristalleri denen bir yapı vardır. Dişin sağlamlığına büyük ölçüde katkısı vardır. Diş çürümeye başladığında bu hidroksiapatit kristalleri parçalanır. Flor aşırı derecede bileşik yapmaya meyilli bir elementtir. Dişe flor uygulandığında flor, hidroksi iyonu ile yer değiştirip florapatit kristallerine dönüşür. Florapatit, hidroksiapatit kristallerinden daha güçlü, daha organize ve çürüklere daha dayanıklıdır. Yani flor uygulaması dişi çürüklere karşı korumada başarılıdır. Fakat flor uygulaması her şeyde olduğu gibi fazla olmamalıdır. Fazla uygulamalarda dişlerde flor lekenlenmesi veya flor kaynaklı sistemik rahatsızlıklar baş gösterebilir. Bu durumun önüne geçmek için ise diş hekimleri tarafından belirli süre ve dozlardan oluşan bir flor tedavisi protokolü vardır. Flor uygulaması diş hekimleri tarafından belirli protokoller kapsamında yapıldığı taktirde hiçbir zararı yoktur aksine dişler için faydalıdır. Zararlı bir tedavi olsa hekimler tarafından uygulanmaz zaten. Bu konuda kafanızdaki bütün soruları diş hekiminize güvenle sorabilirsiniz, sizi detaylıca aydınlatır.

Ortodontik tedavi ve diş teli tedavisi nedir?

Ortodontik tedavi, olması gereken yerde olmayan dişleri diş teli, braketler ve benzeri aygıtlar ile olması gereken konuma getiren, düzelten bir tedavidir. Bu dişler; sürmemiş, yan dönmüş veya çapraşık olabilir. Ortodontik tedavi her ne kadar estetik kaygılarla yapılıyor dahi olsa sağlık açısında çok çok önemlidir. Çenelerin ve dişlerin karşılıklı kapanış ilişkisi vardır. Bu sağlanmazsa çiğneme basıncı dişlere uygun biçimde dağıtılamaz diş kayıpları ve eklem problemleri ortaya çıkabilir. Ayrıca uygun konumda olmayan dişler yeterince temizlenemez ve çürükler için elverişli bir ortam oluşur.

Ortodonti tedavi aşamasında yapılan işlemler nelerdir?

İlk ve en önemli olan durumu analiz edip en doğru tedavi şeklini belirlemektir. Yani çapraşıklık ya da benzeri sorun dişlerle mi yoksa çene ile mi ilgili. Tedaviye karar verdikten sonra ise uygulama gelir. Diş telleri ya da aygıtlar kullanılır. Kafa bantları, diş telleri, hareketli ya da sabit aygıtlar tedavinin parçasıdır. Ortodontik tedavide önemli olan bir başka konu ise düzenli kontrol seanslarıdır. Bu seanslarda hasta ortodontiste gider ve dişlerin durumu incelenir. İlerlemeye göre yeni aşamalara geçilir. Tedavi bitiminde ise pekiştirme tedavisi adı verilen bir tedavi uygulanabilir.

Ortodonti tedavi gören çocuklarda ağız ve diş sağlığı nasıl korunmalı?

Bu dikkat edilmesi gereken bir konudur. Tedaviye başlamadan önce hastanın ağzındaki bütün sorunlu dişler tedavi edilmeli ve ağız hijyeni maksimuma getirilmelidir. Ortodontik tedavi başladıktan sonra ise teller, braketler ve aygıtlar ağız içerinden fazladan bir besin tutma yeri oluşturduğu için var olan ağız hijyenini kaybetmek çok kolaydır. Ortodontik tedaviye özel diş fırçaları vardır normal fırçalara göre daha başarılı temizlik sağlar.

Peki, sabit ortodontik tedavi gören kişilerin uyması gereken kurallar var mı?

Sabit ortodontik tedavide en büyük karşılaşılan problemler dişeti rahatsızlıkları, yeni çürükler ve braket atmasıdır. Diş eti rahatsızlıkları için olabildiğince ağız hijyenine dikkat edip düzenli kontrol seanslarını aksatmamak gerekli. Yine çürükleri önlemek için ağız hijyenine dikkat etmeliyiz. Braket atması ise sık sık karşımıza gelmekte. Bu durum genelde beslenme alışkanlığı ile alakalı oluyor. Diş telleri takıldıktan sonra beslenmeye dikkat etmek gerekir. Asitli yiyecek ve içeceklerden uzak durmak, sert besinleri parçalara ayırarak yemek, döner, hamburger gibi ağzımızı fazla açmamızı gerektiren yiyecekleri koparmamaya gayret göstererek braket atmasını en aza indirebilir. Atarsa sorun olmaz, ortodontistiniz tekrar yapıştırır fakat devam eden tedavi sürecini ne yazık ki sekteye uğratır.

Ayrıca diş telinin yaşı var mıdır?

Hayır, yoktur. Çenelerden kaynaklı problemi küçük yaşlarda ortodontik tedavi ile önleyebiliriz. Fakat yaş ilerledikçe kemikleşme tamamlanır ve bu müdahaleyi ne yazık ki ortodontik tedavi tek başına yapamaz. İleri cerrahi müdahale gerektirir. Fakat dişlerde durum aynı değildir. Çünkü dişler kemikle bir bütün halinde bulunmaz. Bir yapı ile kemikten ayrı, kemiğe bağlı durur. Hatta diş kayıplarında boşluğa komşu olan dişler, yaş kaç olursa olsun, boşluğa doğru hareket eder. Bu da dişlerin hareket ettiğinin göstergesi. İster 18 ister 68 yaşında olun dişler, diş teli istenilen konuma getirilebilir.

Tedavi süresi ise çok değişkenlik gösteriyor. Ama basit çapraşıklık ya da aralıklı dişlerde ortodontik tedavi ortalama altı ay- bir buçuk yıl sürmekte. Ama dediğim gibi burada birçok değişken faktör var.

Peki, ortodonti ve estetik arasında ilişki nedir?

Kelime anlamı olarak ortodonti düzgün diş demektir. Düzgünlük ile estetik arasında bağlantı vardır. Genel olarak çapraşık ya da aralıklı dişler çok estetik olarak kabul edilmez. Tabi kimisine yakıştıpı durumlar vardır. Asıl önemli olan nokta dişlerin nasıl göründüğüdür. Gülüş çizgisi, hattı düzgün bir doğrultuda mı? Dişler arkaya doğru dönen bir koridor gibi mi? Sağ ve sol profilden nasıl görünüyor? Çenelerin konumu, dudak desteği nasıl? Bu sorular bizim için ortodontik tedavinin estetik ile ilişkisinde önemlidir. Hatta ilişkisi değil estetik çözümünde diyelim. Çünkü bizler protezler, implantlar, beyazlatma tedavisi ile bir nevi zahiri estetik başarı yakalarız. Fakat ortodontik tedavi bize gerçek estetik başarıyı verir. Dişler arasındaki yetersiz mesafe varsa implant yapılamaz fakat ortodonti ile mesafe açılarak o bölgeye implant yapılabilir. Yine zirkonyum kronlar için de öyledir. Belli bir bölgesi uzun süre dişsiz kalan hastalarda bazen öyle bir durum olur ki kron kaplama yapılacağında dişleri oraya yerleştirmek için dişlere ince ve uzun bir form vermek gerekir fakat bu hiç de estetik değildir. Ortodontik tedavi ile bu mesafe ayarlanıp gayet uygun ve doğal formda dişler yapılabilir. Ve ortodontik tedavinin en güzel yanı dişler üzerinde herhangi bir işlem yapılmadan ( küçültme, dolgu vb) estetik sonuçlar yakalamasıdır.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Son zamanlarda estetik gülüş tasarımı isteyen birçok hastam oluyor ve genel şikayetleri ise dişlerinin çapraşık ya da aralıklı olması. Ve bu çapraşıklık ya da aralıklı olmasının çözümünü ise zirkonyum ya da laminate kronlar olarak görüyorlar. Bu çok da doğru ve koruyucu tedavi şekli değil. Çapraşık ve aralıklı dişlerin estetik olarak tedavisi protez bölümü ile alakalı değildir. Protez bölümü dişlerdeki madde kayıpları, şekil bozuklukları ve renksel değişimleri restore eder. Dişlerin konumunu düzeltmek ortodontik tedavi ile olur. Hastalar genelde ortodontik tedavi uzun sürdüğü, hemen sonuç alamadıkları için ortodontik tedaviyi tercih etmemekte fakat bu doğru bir yaklaşım değil. Önemli olan dişe zarar vermemek. Dişler sağlıklı fakat sadece çapraşık diye dişleri küçültüp üzerine kron kaplama yaptırmak bence tedavi değil. Tabi bu da bir tedavi seçeneği yapılabilir fakat imkan varsa lütfen çapraşık ya da aralıklı diye kron kaplama yaptırmayalım dişlerimize. Çünkü bazen hastalar bu konuda çok ısrarcı olabiliyor. Bütün bir ömür sağlıklı, müdahale edilmemiş, kendi, doğal dişlerimiz ile yaşamak için hayatımızın bir iki yılı tel ile geçirebiliriz. Şöyle de düşünebiliriz hastalarıma bunu hep söylerim; zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır.

 

Share:

Bir cevap yazın