Koruyucu Diş Hekimliği

Koruyucu Diş Hekimliği

Genel olarak diş tedavisi kişi ağrı şikayeti olana kadar ertelenir. Bazı durumlarda diş dolgusu ile tedavi edilebilecek bir diş önemsenmeyerek kanal tedavisine ve hatta çekime kadar gidebilir. Bu durumda kişi hem ağrı ve acı şikayeti çeker ve gitgide şiddetlenir hem kısa sürede halledebilecek bir tedavi daha uzun zaman alır hem de maddi olarak tedavi ücreti artar.

Bunlardan korunmak için kliniğimize başvurduğunuz zaman öncelikle bir teşhis ve tedavi planlaması çıkarılır. Aynı zamanda da diş ve bağlantılı olan dokuların profili çıkarılarak hastalar yönlendirilir. Tedaviler bittikten sonra kontrollerin kesilmesi yine aynı sorunlara neden olabilir. Çünkü tedavi bittikten sonra idame safhası başlar ki bu safha ilk başta olduğu gibi mevcut sağlıklı durumu koruma, olabilecek sorunları önlemek içindir.

 

Dişlere koruyucu bir takım uygulama yapılır. Bunlar dişin mineral, ağ örgü yapısına girerek dişi daha da güçlendiren, dayanıklılığını artıran, çürüğe karşı koruyan Flor Uygulaması ve genelde çocuklara uygulanan ve dişlerin çürüğe yatkın alanlarını koruyan Fissür Sealant Uygulamasıdır.

Koruyucu Diş Hekimliği uygulamalarında dişe minimum girişim esastır.

Dişinizin rengi, plak, kanama, diş taşı, dişe destek kemik miktarı tayin edilir. Her seansta bu parametrelere bakılarak dişleriniz hakkında yorum yapılır.

Birçok kişi tarafından yanlış bilinen diş fırçalama tekniği öğretilir. Bunun yanında diş ipi, diş temizleme suları (gargara), ara yüz fırçaları anlatılır ve gerekli ise kullanımı tavsiye edilir. Genel olarak diş ve yumuşak doku bakım eğitimi verilir.

Genel olarak çürüğe neden olan en büyük etken kişinin beslenmesidir. Çürüğün başlaması için ağzın pH’sının  5.5’in altına inmesi gerekir ki bu da genelde karbonhidrat içeren besinlerden dolayı olur. Toplum alışkanlıkları gereği ara öğün ve tatlı alışkanlığı gün içerisinde sık sık ağız pH’sını 5.5’in altına indirir. Kişinin beslenme alışkanlığı öğrenilip kişiye uygun beslenme tavsiyeleri verilerek çürük, plak, ağız kokusu en aza indirgenir.

Ağız kokusu sosyal hayatı etkileyen en büyük sorunlardan birisidir. Ağız kokusu fizyolojik olabileceği gibi patolojik ya da psikolojik olabilir. Ağız kokusunun teşhis ve tedavisi de kliniğimizde yapılmaktadır.

Kliniğimize başvuran hastalardan detaylı tıbbi ve dental hikaye alınır. Bunun sayesinde ağız ve geride kalan vücut bölgeleri bir bütün halinde değerlendirilir. Yapılan araştırmalar kesin olmamakla beraber diyabet, erken doğum, mide rahatsızlıkları gibi çeşitli hastalıkların nedenleri arasında diş ve diş eti rahatsızlık ve hastalıklarını göstermiştir.

Kliniğimizden ayrılırken ağız bakımı, beslenme, protez bakımı yani koruyucu diş hekimliği başlığı içinde yer alan bilgilerin içinde olduğu gerekli dökümanlar (yazı, fotoğraf, video, çizelge vb) hastalarımıza verilir. Söz uçar yazı kalır, koruyucu diş hekimliği baki kalır. Ayrıca sekterya hizmetimiz ile var olan tedavi randevularınız ve yaklaşmakta olan kontrol randevularınız da sizlere e-mail ve çağrı yoluyla bildirilir.